SAFRA KESESİ AMELİYATLARI

Haziran 2, 2017

SAFRA KESESİ

Karaciğerin altında şekil olarak armuda benzetebileceğimiz bir organdır. Öd kesesi olarakta bilinir. Ancak korkunca patladığı yönündeki rivayetler doğru değildir.

Safra kesesinin görevi karaciğerde yapılan safrayı depolamak, içeriğini ve konsantrasyonunu düzenlemek ve gerektiğinde oniki parmak barsağına ulaşan gıdaların sindirimi için buraya göndermektir. Açlıkta biriktirilir özellikle yağlı gıdaların sindiriminde tüketilir.

Safra kesesi ameliyatları en sık safra taşları için yapılır. Ayrıca safra kesesi polipleri (kese içerisinde kese duvarından kaynaklanan et beni diyebileceğimiz yapılar) ve kanserlerinde de safra kesesinin alınması gerekebilir.

KOLELİTİYAZİS(SAFRA KESESİ TAŞI)

Safra kesesinde taş bulunmasına kolelitiyazis denir. Safra kesesi ve safra yollarının en çok görülen hastalığıdır. Sayısı ve boyutu değişebilir. Tek büyük taşlar olabileceği gibi çok sayıda küçük taşlarda görülebilir. Safra taşlarının yaklaşık %90’ı kolesterol taşlarıdır. Kalanı ise pigment (bilirubin) taşlarıdır. Ayrıca taşlarda değişik oranlarda kalsiyum da bulunur.

Nedeni tam olarak bilinmese de kadınlarda, sarışınlarda, şişmanlarda, kırklı yaşlar ve üzerinde, sık görülür. 30 yaş üzeri kadınlarda safra taşı görülme sıklığı, erkeklere göre 3 misli fazladır. Çok doğum yapmış kadınlarda daha sıktır. 60 yaş üstünde toplumda %20 ye varan oranda safra taşı bulunur.

SAFRA KESESİ TAŞLARININ BELİRTİ VE BULGULARI:

Hastaların yaklaşık dörtte üçünde şikayet yoktur veya sadece hazımsızlık şişkinlik tarzındadır. Safra taşları çoğunlukla başka nedenlerle yapılan ultrasonografilerde saptanırlar. Ultrasonografide kolay görülmeleri nedeniyle hastanın başka hastalıklardan kaynaklanabilen sorunları da bazen safra taşlarına bağlanır ve cerrahiye yönlendirilir.

Sebep oldukları en önemli şikayet ise karın sağ üst kısmında, kaburgaların altında veya orta hatta, sırta da vurabilen ağrıdır. Yağlı yemekler, yumurta, çikolata gibi gıdalardan sonra daha belirginleşir.

Safra kesesi taşları bazen kesede iltihaplanma veya küçük taşların safra kanalına düşüp burayı tıkaması gibi sorunlarla karşımıza gelirler. Bu durumlarda ateş, karın ağrısı, bulantı, kusma, sarılık, iştahsızlık, halsizlik gibi bulgular ortaya çıkar. Genellikle acil olarak hastaneye gitmek gerekir.

NASIL TANI KONULUR.

Tamamen sessiz taşlar başka amaçla yapılan ultrasonografik incelemelerde görülürler ki bu gurup hastaların yarısına yakınını oluşturur.

Bir başka gurup hasta mide şikayetleri, hazımsızlık, şişkinlik gibi yakınmalarla doktora başvurur. Alınan hastalık öyküsü, muayene ve ultrasonografik inceleme ile kolaylıkla tanı konulur.

Komplikasyonlu gurup ise belirgin karın ağrısı, ateş, bulantı, kusma, sarılık, iştahsızlık, halsizlik bulgularıyla acil servislere başvururlar. Ultrasonografide kese içindeki veya safra yollarına düşen taşlar görülebilir. Enfeksiyon varsa safra kesesi normalden büyük, ödemli ve duvarı kalınlaşmış olarak görülür. Safra yollarına düşen taş varsa safra yollarında genişleme, sarılık ve enfeksiyon bulguları öne çıkar. Kan tetkiklerinde sarılık ve enfeksiyonu gösteren değerler yüksek bulunur.

Safra taşları safra kesesinde enfeksiyona neden olduklarında hastalarda şiddetli sağ üst kadran ağrısı ve ateş olabilir. Genellikle hastaneye gitmek gerekir. Bu durumda safra kesesi ameliyatı normale göre daha zor ve riskli bir hal alır. Açık ameliyata geçmek gerekebilir. Cerrahınız sizi hemen ameliyata alabileceği gibi hastanede yatırıp antibiyotik ve diğer destek tedavileri ile enfeksiyonu düzelttikten 6 – 8 hafta sonra da ameliyat planlayabilir. Bazen değişik komplikasyonlara (istenmeyen yan etkiler) neden olabilirler. Küçük taşlar safra kanalına düşüp burada tıkanıklığa yol açarak sarılık meydana getirebilirler. Bazıları pankreas ile ilgili şikayetlere neden olabilir. Bazen şişkinlik, hazımsızlık , özellikle yağlı gıdalara tahammülsüzlük gibi şikayetlere neden olabilirler.

SAFRA KESESİ TAŞLARINDA TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Safra kesesi taşı oluşumunda esas neden, kesenin konsantrasyon yeteneğindeki bozukluk olduğundan, hasta olan safra kesesinin kendisidir. Bu nedenle esas tedavi safra kesesinin içindeki taşlarla beraber ameliyatla çıkarılmasıdır. Sadece taşların ameliyatla çıkarılması gibi bir yöntem uygulanmaz. Böylece tekrar taş oluşturma potansiyeli de ortadan kalkmış olur.

SAFRA TAŞLARININ TEDAVİSİNDE KULLANILABİLECEK ALTERNATİF YÖNTEMLER VAR MIDIR?

Ameliyatın çok riskli olduğu hastalarda, ameliyat dışı yöntemlerle çare aranabilir. Taşları eritmek için uzun süre ursodeoksikolik asit içeren ilaçlar kullanılabilir. Yüksek riskli (çok yaşlı, ciddi yandaş hastalığı olanlar…)

SAFRA KESESİ AMELİYATLARI:

Semptomatik safra kesesi taşlarının tedavisinde kabul edilen kalıcı tedavi yöntemi laparoskopik kolesistektomi yani kapalı safra kesesi ameliyatlarıdır.

Ameliyat Öncesi (preoperatif) Hazırlıklar

Ameliyattan önce; genel sağlık durumunuzu değerlendirmek, anesteziye bağlı veya ameliyat sürecinde ve sonrasında karşılaşabileceğimiz sorunları tespit etmek ve önlem almak için bir hazırlık süreci var. Bu süreçte muayene ve tanıyı takiben kan ve idrar tetkikleri, akciğer filmi ve kalp grafisi gibi değerlendirmeler yapılacak anestezi uzmanının kontrolünde ameliyat için hazırlanacaksınız. Kronik hastalıklarınız varsa bunlara dönük tedbirler planlanacak.

Aspirin ve benzeri kan sulandırıcıları ameliyattan en az bir hafta önce kesmelisiniz. Bu ilaçlar kesilmediği takdirde ameliyatta pıhtılaşma sistemi görevini yapamaz ve kanamalar durmayabilir. Gerektiğinde doktorunuz bunların yerine ameliyat sürecindede kullanacağınız düşük molekül ağırlıklı heparinleri başlayacaktır. Ameliyat öncesi kullandığınız diğer ilaçlar konusunda mutlaka doktorunuzu bilgilendirin.

S olunum egzersizleri yapın: Akciğerlerinizin iyi çalışması ameliyat sonrası iyileşmeniz için önemlidir. Ameliyat sonrası dönemde sizden derin nefesler alarak akciğerlerinizi açmanızı isteyeceğiz. Bu egzersizlere ameliyat öncesi dönemde başlamanız yararlı olacaktır. Çoğu medikal marketlerde bulabileceğiniz triflo (üç top) ile sık sık çalışmalısınız. Alete üflemek şeklinde değil, içinize derin nefes çekerek üç topu da hareket ettirmelisiniz.

Sigara İçmeyin: Sigarayı mümkünse ameliyattan iki ay önce bırakmanız çok yararlıdır. Bu mümkün olmazsa ameliyat öncesi mümkün olan en erken dönemde bırakılmalıdır.

Kalabalık Kapalı Mekanlardan Uzak Durun: Ameliyata yakın dönemde gelişecek bir gribal enfeksiyon bile ameliyatınızın ertelenmesine sebep olabilir.

Ameliyat Öncesi Karın Bölgenizi Traş Etmeyin: Jiletle yapılacak traş enfeksiyon riskini arttırır. Gerekli traşınız hastanede traş makinası ile yapılacaktır.

Ameliyattan Bir Gün Önce Bol Su İçin, Sıvı Alın.

Ameliyat Öncesi Son Gece Saat 23.00 Den Sonra Hiçbirşey Yemeyin Ve İçmeyin: Ameliyat sırasında midenizin boş olması anestezi riskleri açısından çok önemlidir. Bu uyarıya kesinlikle uymalısınız.

Ameliyat Sabahı Erkenden Hastanede Olun

Ameliyattan 30 Dk Önce Mutlaka Tuvalete Gidin Ve İdrarınızı Yapın:

Ameliyat Sonrası Fazla Sayıda Ziyaretçi Kabul Etmeyin:

Ziyaretçiler hem sizi yoracak hem de enfeksiyon riskini arttıracaktır.

Ameliyat Süreci:

Günümüzde safra kesesi ameliyatları genel anestezi ile ve laparoskopik dediğimiz kapalı yöntemle yapılmaktadır. Kapalı ameliyatlar 1990 yılında yapılmaya başlanmıştır. Karın duvarında açılan dört deliğe yerleştirilen portlardan girilen kamera ve aletler yardımıyla kese çıkarılır. Ancak bazı hallerde doğrudan açık ameliyata karar verilebileceği gibi, bazen de ameliyat sırasında açık ameliyata geçilebilir. Açık ameliyat, genel anestezi altında, karın duvarına yapılan cerrahi bir kesi ile karın boşluğuna girilmesi ve safra kesesinin çıkarılması işlemidir. Başlıca açık ameliyata geçme nedenleri safra kesesinin enfeksiyona bağlı ödemli olması ve eski ameliyatlar nedeniyle karın içinde yapışıklıklar olmasıdır. Gerektiğinde açık ameliyata geçmek risklerin azaltılması için gereklidir. Hastanede yatış süresi normal laparoskopik ameliyatlar için bir gündür. Ancak açık ameliyata geçilmişse hastanın iyileşip taburcu olması için 5 ile 7 günlük bir süreye ihtiyaç vardır.

Ameliyat sabahı aç karna hastaneye geleceksiniz. Ameliyat saatiniz doktorunuz tarafından önceden bildirilecek. Odanıza yerleştikten sonra bir süre ameliyat saatini beklemeniz gerekebilir. Sizden önce aynı ameliyat salonunda başka ameliyat veya ameliyatlar olabilir. Bunların süreleri uzayabilir. Teknik nedenlerle planlanan saatten daha geç ameliyata girebilirsiniz. Ameliyat öncesi sakinleştirici diyebileceğimiz bir ilaç, kan sulandırıcı iğne ve antibiyotik yapılması doktorunuz tarafından planlanacaktır.

Ameliyathaneye alınıp anestezi ekibi tarafından uyutulacaksınız ve ameliyat sürecini hatırlamayacaksınız, herhangi bir ağrı veya acı hissetmeyeceksiniz. Ameliyatınız yaklaşık 45 dakika sürecek.

Ameliyat Sonrası Bakım

Uyandıktan sonra odanıza alınacaksınız. Ameliyat sonrası ilk 6 saat ağızdan hiçbir şey verilmez. Laparoskopik ameliyat yapılmışsa genellikle 6 saat sonra sulu gıdaya geçilir. Ameliyat günü koldan serum verilerek sıvı desteği yapılır. Ağrınız olursa ağrı kesiciler verilir. Doktor istemine göre daha sonraki saatlerde çorba,yoğurt,muhallebi,meyve suyu gibi yarı katı gıdalara ve veya normal gıdaya geçilir.

Açık kolesistektomi ameliyatı olmuşsanız gaz çıkarana kadar ağızdan hiçbir şey verilmez.

İlk 6 saat ayağa kalkmayınız. baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü, bayılma görülebilir. Odanıza geldikten yaklaşık 6 saat kadar sonra önce oturup sonra yavaş yavaş ayağa kalkacak ve yürüyeceksiniz. Takiben olabildiğince sık yataktan çıkmanız, oda içinde veya koridorda yürümeniz akciğerlerinizin rahat çalışması ve barsaklarınızın hareketlenmesi için yararlı olacaktır.

Soluk alıp verme ve öksürük egzersizlerini yapınız. Daha önce bahsettiğimiz trifloyu üfleyerek topları yukarıya kaldırmaya çalışınız. Bu egzersizleri saat başı yapınız.

Bazen ameliyat bölgenize karın içindeki sıvı ve kanı dışarı almak için dren konabilir. Sıvının gelme durumuna göre drenin çıkarılma süresi değişir.

Ameliyat sonrası özel bir durum olmadıkça antibiyotik ihtiyacınız olmayacak. Ağrınız olursa parasetamol gibi veya daha önceden kullandığınız ağrı kesicilerden bol suyla alabilirsiniz.

Vücudunuz safra kesenizin yokluğuna alışana kadar bir kaç ay veya belki daha uzun süre özellikle yağlı gıdalar, yumurta, çikolata gibi gıdalardan uzak durmanız gerekiyor. Zamanla hem vücudunuz uyum sağlayacak hem de siz nelerin sizi rahatsız ettiğini öğreneceksiniz. Aşağıda safra kesesi koruyucu diyet örneğini bulacaksınız. Ameliyat sonrası erken dönemde bu diyete dikkat etmelisiniz.

Pansuman, Banyo, Dikiş alma ve kontrol Önerileri:

Ameliyat sırasında yapılan pansuman ameliyattan itibaren üç gün kapalı kalacak. Üç gün sonra pansumanları kendiniz söküp atabilir ve banyo yapabilirsiniz. Duş tarzı banyo yapmalısınız. Dikiş yerlerinin tekrar kapatılmasına ihtiyaç yoktur. Dikişleriniz ameliyattan bir hafta sonra alınacak.

Safra Kesesi Ameliyatı Sonrası Olası Şikayetler

Yara yeri enfeksiyonu: Dikiş yerlerinde kızarıklık şişlik ve akıntı ile kendini gösterir.

Safra Sızıntısı: Safra kesesi cerrahi ile alındıktan sonra safra sıvısı çevre organlara sızabilir. Bu sızıntı cerrahide gerçekleşen bir yaralanma sonucu oluşabilir. Tedavi olarak drenaj tüpü kullanılır.

Pankreatit: Safra taşı ve sürekli alkol kullanımı nedeniyle oluşabilen bir komplikasyondur. Safra kesesi ameliyatı sonrası da görülebilir. Pankreasta yaşanan problemler nedeniyle kan şekerinde yükselme ve hazımsızlık yaşanabilir.

Kronik İshal: Safra kesesi ameliyatından sonra en sık karşılaşılan sıkıntılardan bir kronik ishaldir. İshal birkaç yıl gibi uzun süre devam edebilir.

HANGİ HALLERDE DOKTORUNUZA BAŞVURMALISINIZ*****

Ateş yüksekliği,

Belirgin ve giderek şiddetlenen, geçmeyen karın ağrısı,

Sarılık

Dikiş yerlerinde belirgin kızarıklık, şişlik akıntı olması durumunda beklemeden doktorunuza başvurmalısınız.

SAFRA KESESİ KORUYUCU DİYET

Ameliyat sonrasında vücudunuz safra kesesinin yokluğuna alışana kadar özellikle yağlı gıdalardan uzak durmanız gerekir. Aşağıda belirttiğimiz beslenme önerilerine özellikle ameliyat sonrası ilk 2-3 ay dikkat etmelisiniz. Aşağıdaki öneriler safra kesesi ameliyatı olanlar için genel önerilerdir. Ancak hastaların gıda toleransları ciddi farklılıklar gösterebilir. Siz nelerin sizi rahatsız ettiğini, nelerin rahatsız etmediğini kendiniz saptayabilir ve beslenmenizi kendinize göre şekillendirebilirsiniz.

Önemli Hususlar:

-Yiyeceklerinizi yavaş yiyiniz ve iyi çiğneyiniz.

-Yiyecek ve içeceklerinizin çok sıcak veya soğuk olmamasına dikkat ediniz.

-Az ve sık yiyiniz.

-Yağlı olması nedeniyle et suyu ve et suyu ile pişirilmiş her türlü yemek ve çorbalardan sakınınız.

-Sigara kullanmayınız ve sakız çiğnemeyiniz.

-Yemeklerdeki bütün yiyecekleri çiğden koyunuz. Kavurmayınız

-Serbest gruptaki yiyecekler gaz yaptığı takdirde yenilmemelidir.

İçecekler

Serbest olanlar:

Süt, sahlep, muzlu süt, ıhlamur, yoğurt, ayran, adaçayı, açık çay.

Tüketilmesi önerilmeyenler:

Koyu çay, kahve, neskafe, sütlü kahve, sütlü kakao, limonata, boza, karbonatlı içecekler (gazoz, kola gibi), hazır meyve suları, alkollü içecekler, maden suyu ve sodası.

Et Balık Ve Kümes Hayvanları

Serbest olanlar:

Haşlanmış, ızgara veya fırında pişirilmiş; kırmızı et, tavuk, balık, hindi, sakatatlar (karaciğer, beyin, böbrek, dil, dalak, yürek gibi).

Tüketilmesi önerilmeyenler:

Yağda kızartılmış etler, kavurma etler, sucuk, pastırma, salam, sosis, salamura balık.

Yumurta Ve Peynir

Serbest olanlar:

Haşlanmış, rafadan ve katı yumurta, beyaz peynir, kaşar, dil ve gravyer peyniri.

Tüketilmesi önerilmeyenler:

Yağda kızarmış yumurta ve diğer peynirler.

Yağlar:

Yemeklerinizde bitkisel sıvı yağlardan biri, zeytinyağı ve tereyağının eşit oranda karışımını kullanınız.

Çorbalar

Serbest olanlar:

Domates çorbası, süzgeçten geçirilmiş sebze çorbaları, buğday unu, pirinç, bezelye unu, mercimek unu, şehriye, yayla çorbaları, acısız tarhana.

Tüketilmesi önerilmeyenler:

Hazır çorbalar, et suyu ile yapılmış çorbalar, acılı tarhana, bütün kuru baklagil çorbaları.

Tahıl Ve Kuru Baklagiller

Serbest olanlar:

Beyaz ekmek, sade kraker, bisküvi, peksimet, sade şekerli kuru pasta, sade şekerli kekler, fırında pişirilmiş yufka böreği, pirinç, makarna, irmik, kuskus, erişte, şehriye.

Tüketilmesi önerilmeyenler:

Çeşnilendirilmiş kraker ve bisküviler, bütün kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, kuru bakla, barbunya fasulyesi, börülce), mısır, bulgur, yarma buğday ve kepekli undan yapılan yiyecekler.

Çeşni Verici Yiyecekler

Serbest olanlar:

Un, süt ve tuzdan yapılmış soslar, hindistan cevizi, nane, kekik, tarçın.

Tüketilmesi önerilmeyenler:

Serbest grubunun dışındaki bütün baharatlar, et suyu, salamuralar, turşular, sirke, ketçap, hardal, sarımsak, çemen, zeytin, kuru yemişler, limon tuzu, kurutulmuş meyvalar (çiğ olarak).

Sebzeler

Serbest olanlar:

İyi pişmiş; soğan, havuç, taze fasulye, pancar, bezelye, ıspanak, kabak, semizotu, pazı, ebegümeci, patates, havuç suyu, domates suyu.

Tüketilmesi önerilmeyenler:

Diğer bütün sebzeler, yağda kızartılmış sebzeler, cips, patates kızartması.

Meyve ve Meyve Suları

Serbest olanlar:

Ekşi olmayan bütün taze meyve suları (sulandırılmış olarak veya yemeklerden sonra içilebilir.

Komposto şeklinde kabuksuz pişirilmiş: Elma, şeftali, kayısı, kırmızı erik,

Çiğ, olgun, kabuksuz olarak: Muz, tatlı elma, şeftali, kayısı, çekirdeksiz üzüm, tatlı kiraz.

Tüketilmesi önerilmeyenler:

Diğer kompostolar ve diğer çiğ meyveler.

Tatlılar

Serbest olanlar:

Pekmez, şeker, bal (süzülmüş), reçel, sade lokum, akide şekeri, muhallebi, sütlaç, krema, jöleli tatlılar, tavuk göğsü, sade pelte ve fırında pişirilmiş hamur tatlıları (revani, yoğurt tatlısı ve benzeri).

Tüketilmesi önerilmeyenler:

Baharat ve yasak olan meyvelerden yapılmış tatlılar, yağda kızartılmış hamur tatlıları, tahin helvası, tahin, çikolata, çikolatalı kek, kek ve pastalar, kakaolu tatlılar, dondurma.

Yorum Yapılmamış