Roux-en-Y Gastric ByPass

Aralık 8, 2016

Roux-en-Y Gastric Bypass

Roux-en-Y Gastric Bypass (gastrik baypass, mide baypası) obezite cerrahisinin “altın standart” ameliyatı olarak uzun yıllardır uygulanagelen bir ameliyat yöntemidir. Ancak son yıllarda tahtını tüp mide ameliyatına kaptırmıştır.

Prosedür

İşlemin iki bileşeni vardır.

İlk olarak, mide üst kısmına yakın olacak şekilde ikiye bölünür. Üstte kalan ve yiyeceklerin geçeceği mide kesesi yaklaşık 30 mililitre hacimde bırakılır.

Daha sonra, ince bağırsağın ilk kısmı bölünür ve bölünmüş ince bağırsağın alt ucu yeni oluşturulan küçük mide kesesine bağlanır.

Bölünmüş ince bağırsağın üst kısmı da ince bağırsağın yaklaşık 150-200 cm ilerisine bağlanarak, mide asitleri, safra ve pankreas sıvıları ve bunların içeriğindeki sindirim enzimlerinin ince barsağın daha ileri bir kısmında yiyeceklerle karşılaşması sağlanır.

Gastrik bypass çeşitli mekanizmalarla çalışır.

Birincisi mide hacminin küçülmüş olmasıdır. Midenin altta kalan büyük kısmına gıdalar girmez. Hasta az miktarlarda yiyebilir ve oluşan gerginlik bir tokluk hissi oluşturur.

İkincisi midenin açlık hormonu salgılayan kısmı devre dışı kaldığı için hastalar daha az açlık hissederler.

Üçüncüsü sindirim enzimleri gıdalarla ince barsağın ortalarında karşılaştığı için daha az emilim olur. Yenen gıdaların daha azı sindirime katılır.

Besin akışının yeniden yönlendirilmesi sayesinde barsak hormonlarının etkisi değişir ve obez hastalardaki en önemli yandaş hastalık olan Tip 2 diyabet bu sayede tedavi edilebilir.

Gastrik Baypas, morbid obez hastaların ideal kilolarına düşmeleri üzerine en etkili yöntem olmakla beraber morbid obezite nedeni ile oluşmuş yandaş hastalıklar üzerine de DRAMATİK ETKİYE sahiptir.

Morbid Obezite nedeni ile oluşan Diyabetes Mellitus ( Şeker Hastalığı ) %85 oranında düzelir. İnsülin ve veya ilaca bağımlılık tamamen ortadan kalkabilir.

Esansiyel Hipertansiyon, hastaların %70 den fazlasında düzelir yada ilaç ihtiyacı azalır.

Hiperlipidemi,  hastaların %70 den fazlasında düzelir.

Morbid Obeziteye bağlı oluşmuş Mekanik bel ve eklem hastalıklarının tamamı düzelebilir.

Uyku Apnesi ( Sleep Apne ); kişinin morbid obeziteye bağlı uykusunda-anlık nefessiz-kalmasıdır ki ameliyattan hemen sonra EN ERKEN DÜZELEN hastalıklarıdan birisidir.

Morbid Obez hastaların %20 sinde Gastro-Özofagiyal Reflü hastalığı görülür. Ameliyatı takiben hastaların tamamında düzelir.

Morbid Obezite  trombo-embolik hastalıklara zemin hazırlar. Ameliyatı takiben bu riskler ortadan kalkar.

Morbid Obezite her iki cinste de “İNFERTİLİTE-ÜREME BOZUKLUKLARI”  sebep olmaktadır. Ameliyat sonrası kilo kaybı ile hormonal düzensizlikler ortadan kalkar. Eğer hastaların çocuk sahibi olma arzusu var ise kadınlarda 2.yılın sonundan itibaren gebe kalabilirler.

Avantajları

Uzun süreli ciddi kilo kaybı sağlar (Fazla vücut ağırlığının yüzde 60 ila 80’i verilir)
Gıda alımını ve emiliminni kısıtlar
Enerji harcamayı artıran koşullara yol açabilir
İştahı azaltan ve tokluk duygusunu artıracak barsak hormonlarında olumlu değişikliklere neden olur.
Kilo kaybı daha kalıcıdır. Uzun dönemde tekrar kilo alma oranları daha düşüktür.

Dezavantajları

Teknik olarak LSG’den (Tüp mide) daha karmaşık bir işlemdir ve muhtemelen daha büyük komplikasyon oranları ile sonuçlanabilir. Öğrenilmesi zor olduğu için cerrahların çoğu bu ameliyat konusunda tecrübe sahibi değildir.
Uzun süreli vitamin / mineral eksikliklerine, özellikle de B12 vitamini, demir, kalsiyum ve folatta açıklara neden olabilir
Diyet önerileri, yaşam boyu vitamin / mineral takviyesi ve takip uyumu gerektirir

GASTRİK BAYPAS AMELİYATININ RİSKLERİ NELERDİR?

KANAMA:
Tüm cerrahi işlemlerden sonra hemen ve daima ensık görülen komplikasyon “kanama” dır. Bu kanamanın nedeni mide ve barsağın bölümlendirildiği bölgeler ve veya ameliyat için kanüllerin girildiği yerlenden kaynaklanabileceği gibi Morbid Obezite hastalığının sebep olduğu KANAMA-PIHTILAŞMA BOZUKLUKLARINDAN  da kaynaklanabilir. Kan verilmesi ve veya bazen tekrar ameliyat edilmesi gerekebilir.

 

ENFEKSİYON:
Karın içi açık cerrahi ameliyatlardan sonra pekçok faktöre ( yaş, ameliyatın süresi, obezite varlığı, şeker hastalığı, barsakların açılması, kullanılan ilaçlar ) bağlı ortalama %10 oranında gelişebilmektedir. Ancak kapalı/Laparoskopik yöntem ile uygulanan cerrahide  aynı sebeplerden dolayı çok çok daha düşük oranda görülebilmektedir. Ameliyattan sonra mide-barsak dikişlerinden sızıntılar nedeni ile oluşabilir. Pekçoğu drenaj ve antibiyotik tedavisi ile tedavi edilirken karıniçinde oluşan enfeksiyonun kontrolü için cerrahi müdale gerekebilir.

 

DAMARİÇİ PIHTI OLUŞMASI:
Morbid Obezite hastalarında KANAMA-PIHTILAŞMA BOZUKLUKLARI denilen problem nedeni sıklığı pekçok bildiride %18 olarak bildirilmiştir. Özellikle bacak toplardamarlarında oluşan pıhtının koparak akciğer gibi organ damarlarında tıkanıklıklar görülebilir. Ameliyat öncesinde başlanan sonrasında da devam edilen kansulandırıcı iğneler ve ameliyat sabahı giydirilen emboli çorapları ile bu komplikasyondan korunalabilir.

 

DİKİŞ-ZIMBA HATTI SIZINTISI ( ANASTOMOZ KAÇAĞI ):
Yeni oluşturulan mide poşu ile incebarsak ve veya birbirine bağlanan incebarsak-incebarsak arasındaki dikiş ve veya zımba hattında oluşabilen minik deliklerden mide ve veya barsak içeriğinin karın boşluğuna sızması sonucu gelişebilen durumdur. Sonuçta karıniçi enfeksiyon ve veya abse oluşabilir. Bu komplikasyonun oranı pekçok çalışmada %2-4 oranında bildirilmiştir ve bir takım riskler ile kolaylaştırıcı durumlara bağlı artış gösterebilir. Şeker Hastalarında, süper obez hastalarda ( VKİ 50 den büyük ) ileri yaş, ameliyat süresine bağlı olarak daha yüksek görülebilir. Sızıntı drenaj ve antibiyotik tedavisine ek başka yöntemlerle tedavi edilebileceği gibi enfeksiyonun kontrol altına

 

DİKİŞ-ZIMBA HATTI DARLIKLARI:
Vücutta oluşan tüm yaralar iyileşirlerken “büzüşerek-daralarak” iyileşir. Ameliyat sırasında mide üzerinde ve mide-ince barsak arasındaki yaralar da aynı şekilde iyileşme gösterir. BU iyileşmenin doğasında olan bir süreçtir. Mide-ince barsak arasındak idikiş-zımba hattı bu iyileşme-büzüşme sonucu gıdaların geçişine izin vermeyecek derecede daralma ile sonuçlanabilir. Bu durumun varlığının tespiti durumunda dikiş-zımba hattının ağızdan Endoskopik olarak girilerek balonlar ile genişletilmesi ve bunun birkaç kez tekrarlanması gerekebilir.

 

DAMPİNG SENDROMU NEDİR?
Gastrik Baypas ameliyatından sonra başlangıç döneminde hastaların %70-75 kadarında yoğun miktarda basitşeker-karbonhidrat-içeren gıdaların “fazla alımı” sonrasında görülen karın ağrısı, kramp, bulantı, ishal, yüz-boyun bölgesinde ani kızarıklık, çarpıntı ve bayılma ile birlikte görülebilen problemlerin tamamına verilen isimdir.
Ameliyattan sonraki ilk yıl içinde sık görülür, yıllar içinde şiddet ve sıklığının azaldığı rapor edilmiştir.
Beslenme rejimindeki değişiklikler ve veya medikal tedavi ile kontrol altına alınabilir.
– Az Az sık sık beslenmek
– Katı yemeklerden önce sıvı gıda alımını kısıtlamak
– Basit şeker-karbonhidrat-içeren gıdaların alımından sakınmak
– Lif içeren karbonhidratlara ağırlık vermek
– Öğünlerde protein alımını arttırmak

Yorum Yapılmamış