Obezitenin nedenleri

Aralık 8, 2016

Obezitenin nedenleri arasında :

Genetik yatkınlık,

Vücudun besinleri enerjiye dönüştürebilme kapasitesi

Kişinin yeme alışkanlıklarındaki bozukluklar

Kişinin fiziksel aktivitesinin yetersizliği

Çevresel etkiler

Ruhsal etkiler suçlanmaktadır.

Aslında obezite bir çok faktörün birlikte etkileri sonucunda ortaya çıkar. Genetik faktörler hastaların önemli bir kısmında obeziteye zemin oluşturmakta ancak hormonal, çevresel, sosyal ve kültürel faktörler bir araya gelerek güçlü ve dayanılmaz bir yeme isteği ortaya çıkarmaktadır. Bu isteğin altında iki temel faktör vardır.

Yiyecek bağımlılığı: Kilolar arttıkça, beyin adeta yiyecek bağımlısı haline gelmekte ve sürekli yemek yeme isteği oluşturmaktadır. Bunun nedenleri ve bu nedenlerin cerrahi dışındaki yöntemlerle örneğin ilaçlarla tedavisi üzerinde henüz yeterince başarılı sonuçlar elde edilememiştir. Bu bağımlılıkla mücadele alkol ve sigara bağımlılığıyla mücadeleden daha zordur. Alkolü ve sigarayı bir süre tamamen kestiğinizde vücut bağımlılıktan kurtulabilmektedir. Oysa yemeği tamamen kesmek mümkün değildir. Diyetler genellikle belirli bir süre devam ettirilebilmekte ve hastalar daha sonra verdikleri kiloları geri almaktadırlar. Diyet süresince ruhsal ve fiziksel stres ön plana çıkmakta ve hayatı olumsuz yönde etkilemektedir. Diyet ve egzersizle kilo vermek hayat tarzında kalıcı değişiklikler yapmakla mümkün görülüyor ancak hastalardan ancak % 5 kadarı bunu başarabiliyorlar.

İnsülin direnci: Normal yağ hücrelerinin önemli bir fonksiyonu depoladıkları enerji kaynaklarını gerektiğinde kullanıma sunmaktır. Sindirim tamamlandıktan bir süre sonra  kandaki enerji seviyesi düştüğünde yağ hücreleri depoladıkları enerjiyi beyin ve vücut tarafından kullanılmak üzere serbest bırakırlar. Obez hastalarda yağ hücreleri enrjiyi depoladıkları halde ihtiyaç halinde kullanıma sunmazlar ve beyin enerji ihtiyacını dışardan karşılamak üzere açlık mekanizmasını devreye sokar. Bu aksaklığın altındaki biyokimyasal nedenin insülin olduğu düşünülmektedir. İnsülinin görevi kandaki şekeri hücrelere sokmak ve burada yağa dönüşüp depolanmasını sağlamaktır. Ayrıca acıkmamızı sağlar. Kiloyla birlikte insüline direnç ve  insülin salgısı da artmaktadır. İnsülin salgısını arttıran en önemli neden şeker ve basit karbohidratlardır. Bu nedenle tatlı yedikten kısa süre sonra yine bir şeyler yeme isteği oluşur. Bu iki etkinin birleşimi yeme konusunda önlenemez bir istek yaratmaktadır. Bu nedenle VKİ kırkın üzerindeki kişilerin obeziteden kurtulmak için cerrahi tedaviler dışında pek şansları kalmamaktadır.

Yorum Yapılmamış