Doç. Dr. Ali HARLAK
Uncategorized / Mart 6, 2017

1969 Konya Doğanhisar doğumludur. Doğanhisar Cumhuriyet İlkokulu, Doğanhisar Ortaokulu ve Bursa Işıklar Askeri Lisesini bitirdikten sonra 1987 ylında GATA Tıp Faakültesine girdi. 1993 yılında tıp doktoru oldu. 1996 yılına kadar Ağrı Eleşkirt’te kıta tabibi olarak çalıştı. 1996-2000 yılları arasında GATA Genel Cerrahi AD. da Genel Cerrahi Uzmanlık eğitimini tamamladı. 2000 yılında “Erken Evre Meme Kanserlerinde Aksiller Lenf Nodu Diseksiyon Tekniklerinin Evrelemedeki Güvenilirliği” konulu tezini sunarak Genel Cerrahi uzmanı oldu. 2000-2005 yılları arasında Isparta Asker Hastanesinde Genel Cerrahi Uzmanı olarak görev yaptı. Bu sürede 2002 yılında 6 ay süreyle Afganistan Uluslararası Güvenlik ve Yardım   Kuvvetinde (ISAF) görev yaptı. Ayrıca  2004 yılında 1 yıl süreyle Amerika’da University of Pitsburgh Medical Center, Department of General Surgery, Minimaly Invasive Suregry Center da özellikle obezite ve metabolik cerrahi konusunda çalıştı. 2005 yılında GATA Genel Cerrahi AD da yardımcı doçent oldu. 2010 yılında doçent oldu. 2011 yılında kısa süreli Tatvan Asker Hastanesi Başhekimliği görevini yürüttü. 2011 yılında GATA Genel CerrahiAD. Harp Cerrahi BD Öğretim üyeliğine atandı. 2011 yılından 2014 yılına kadar Harp Cerrahisi BD Başkanlığını yürüttü. Halen İzmit Özel Cihan Hastanesinde çalışmaktadır. Özel ilgi alanı obezite ve metabolik cerrahi olan Doç. Dr Ali HARLAK aynı zamanda Cerrahi Onkoloji uzmanıdır. İngilizce ve Fransızca bilmektedir. Evli ve iki…

Kiloların sizi ele geçirmesine izin vermeyin
Uncategorized / Aralık 8, 2016

Obezite, dünyada ve Türkiye’de giderek artan önemli bir sağlık sorunudur. Endüstrileşme ve şehirlerde yaşamın artması bizleri maalesef daha az hareket ettiğimiz bir hayat tarzına yönlendiriyor.Bunun sonucu olarak ortaya çıkan obezite ise sinsi bir tuzak olarak bizleri bekliyor. Bu tuzağa çoktan düşmüş olabilirsiniz ancak çaresiz değilsiniz. Kilolarınızdan kalıcı olarak kurtulabilir yeniden sağlıklı bir yaşama dönebilirsiniz. Obezitenin önlenmesi için hastanın yaşam tarzını kalıcı olarak değiştirmesi gerekiyor. Belli sınırlar geçildikten sonra hastalar diyet yapsalar dahi büyük çabalarla verdikleri kiloları, çok geçmeden genelde daha fazlası ile kalıcı olarak geri alıyorlar. Diyet, egzersiz, zayıflatıcı ilaçlar gibi yöntemlerin hiç biri maalesef obeziteye kalıcı çözümler getiremiyor. Günümüzde obezitenin tedavisinde en kalıcı yöntem olarak cerrahi tedavi karşımıza çıkmaktadır. Obezite cerrahisi son yirmi yılda hızlı bir gelişim göstermiş ve bugün güvenle uygulanabilen, sonuçlarıyla hastaları ve cerrahları mutlu eden ameliyat teknikleri geliştirilmiştir. Bu tekniklerin uzun dönem sonuçları yayınlanmıştır. Obezite ameliyatları ile hastalarımızı fazla kilolarının yaklaşık yüzde yetmişinden kısa sürede ve kalıcı olarak kurtarabiliyoruz. Obezite cerrahisinde ana amaç fiziksel görünümü düzeltmek yani kozmetik kaygılar olmamalıdır. Bu cerrahi ile ana hedef; obez bireylerin hayatlarını tehdid eden şeker hastalığı, kalp ve damar hastalıkları, kanser gelişim riski gibi birçok yandaş hastalığın kontrol altına alınması, gelişimi ve ilerlemesinin durdurulması belkide tamamen ortadan kaldırılmasıdır. Sizlerin tabiri…

Obezite Cerrahisi
Uncategorized / Aralık 8, 2016

  Aşırı kilolarla yaşamak kesinlikle iyi bir tercih değil. Hayat kalitesini düşüren, pek çok yandaş hastalığa zemin hazırlayan ve ömrünüzü kısaltan bu sorundan doğal yöntemlerle kurtulmak da çok kolay değil. Tüm iyi niyetinize ve gayretinize rağmen kilolarınızdan kurtulamıyorsanız şimdilik en iyi alternatif obezite ameliyatları. Umarız zaman içinde bu soruna ameliyatsız ve etkili çözümler bulunabilir. Bariatrik cerrahi prosedürler temelde iki etki mekanizmasıyla kilo vermeyi sağlar. İlki midenin boyutlarının küçültülmesi suretiyle alabileceği yiyecek miktarını kısıtlamaktır. İkincisi ise alınan besin maddelerinin barsaklardan emilimini azaltarak kilo verdirmesidir. Bu mekanizmalar uygulanan ameliyat tipine göre tek veya birlikte etkili olurlar. Bariatrik işlemler genellikle hormonal değişiklikler yaparlar. Günümüzdeki çoğu kilo kaybı ameliyatı, minimal invaziv teknikler (laparoskopik cerrahi) kullanılarak yapılır. En sık görülen bariatrik cerrahi prosedürler gastrik bypass ve sleeve gastrektomi (tüp mide, muz mide) ameliyatlarıdır. Pek çok ameliyat çeşidi tanımlanmış ancak çoğu yan etkilerinden dolayı kullanılamamıştır. Her ameliyatın kendi avantajları ve dezavantajları vardır. Ameliyat Öncesi, ameliyat tipleri ve ameliyat sonrası ile ilgili ayrıntılı bilgileri ana sayfadaki “Obezite Cerrahisi” sekmesi altında bulabilirsiniz.

Diyabetin Cerrahi Tedavisi
Uncategorized / Aralık 8, 2016

  Obez Tip 2 Diyabet hastaları için ilaç ve davranış tedavileri yanısıra bariatrik cerrahi diyabetin iyileşmesinde etkili önemli ve değerli bir alternatiftir. Obez Tip 2 Diyabetiklerin ilaçlı tedavilere ve davranış tedavilerine yanıtı ve uyumu yetersizdir. Bu hastalar için etkin tedavi bariatrik cerrahidir. Obez olmayan Tip 2 diyabet hastalarının cerrahi tedavilerine ait uzun dönem sonuçların yeterli olmaması nedeniyle bu konu üzerinde görüş birliği yoktur. Ancak bu gurup hastalarda kısa dönem sonuçlar başarılıdır. Bariatrik cerrahiden farklı ameliyatlar tercih edilebilir. Tip 2 Diyabet hastası olan ve vücut kitle indeksi 35 in üzerinde olan hastalar cerrahi tedaviler için uygundur. Tip 2 Diyabet hastası olan ve vücut kitle indeksi 30 ile35 arasında olan hastalardan uygun tedaviye rağmen kan şeker düzeyi kontrolü sağlanamayan hastalar için cerrahi tedaviler bir alternatif olarak kabul edilmelidir. Özellikle ciddi kardiovasüler risk faktörleri de varsa cerrahi tedavi daha ön plana çıkar.

Gastroözefageal Reflü Ameliyatı
Uncategorized / Aralık 8, 2016

  Gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) mide asidi veya bazen mide içeriğinin yemek borusuna (özofagus) geri kaçması sonucu ortaya çıkar. Mideden geri kaçan sıvılar (reflü) yemek borusunu tahriş eder ve GÖRH’na neden olur. Reflü birçok insanın zaman zaman yaşadığı sindirim sorunlarındandır. Ancak haftada ikiden daha sık olmaya başlar ve günlük yaşantınızı etkileyen bir hal alırsa artık bir hastalık haline gelmiştir. Çoğu insan hayat tarzı değişiklikleri ve  ilaçlarla GÖRH rahatsızlığını yönetebilir. Ancak GÖRH’li bazı kişilerin semptomlarını azaltmak için daha güçlü ilaçlar, hatta ameliyat gerekebilir. Cerrahi tedavinin sonuçları çok iyidir. Tecrübeli ellerde laparoskopik yöntemlerle ve güvenle uygulanabilen yüksek hasta memnuniyeti sağlayan bir ameliyattır.